Arkadaşlar selamlar! Finaller yaklaşırken hepimizin eli ayağına dolaşıyor, biliyorum. Geçen gün kütüphanede Muharrem Ergin hocanın o meşhur "Türk Dil Bilgisi" kitabını ve Tahsin Banguoğlu'nun "Türkçenin Grameri"ni önüme alıp çalışırken, aslında ses bilgisi konusunun o kadar da karmaşık olmadığını fark ettim.
Biliyorsunuz, hocalarımız genelde "Büyük Ünlü Uyumu" deyip geçer ama işin mantığını kavramazsak sınavda "hangisi istisnadır?" sorusunda patlıyoruz. Ben de aldığım notları, sanki kantinde çay içerken konuşuyormuşuz gibi buraya dökmek istedim. Hazırsanız başlayalım!
1. Türkçenin Demir Kanunu: Büyük Ünlü Uyumu
Muharrem Hoca buna kitabında "Büyük Ahenk Kanunu" diyor. İsim ne kadar havalı değil mi? Aslında mantık çok basit: Türkçe, tutarlı bir dildir. Bir kelime kalınla başlıyorsa (a, ı, o, u), sonuna kadar kalın gitmek ister.
Peki ya "Anne"?
İşte burası çok ilginç. "Anne" kelimesi öz Türkçe olmasına rağmen uyuma girmiyor. Kalınla başlıyor (A), inceyle bitiyor (e). Doğan Aksan hocanın "Türkçenin Sözvarlığı" kitabında gördüm; bu kelime aslında eskiden "Ana" imiş. Zamanla çocuk diline, şivesine göre değişe değişe "Anne" olmuş. Yani kuralı bozan biziz, dilin kendisi değil :)
2. Dudaklarımızın Tembelliği: Küçük Ünlü Uyumu
Bunu çoğumuz karıştırıyoruz. Zeynep Korkmaz hoca buna "Dudak Uyumu" diyor. Olay tamamen dudaklarımızın şekliyle alakalı.
- Düz dudakla (a, e, ı, i) başlarsan, dudaklarını büzmeden devam edersin.
- Yuvarlakla (o, ö, u, ü) başlarsan, ya düz-geniş (a, e) ya da yuvarlak-dar (u, ü) devam edersin.
Size bir taktik: Türkçede "O" ve "Ö" harfleri sadece ilk hecede bulunur! (İstisnalar: -yor eki ve horoz, otobüs gibi yabancı kelimeler). Eğer bir kelimenin ikinci, üçüncü hecesinde 'o' görüyorsanız, o kelime %99 Türkçe değildir.
3. Seslerin Birbirine Benzeme Çabası (Ünsüz Benzeşmesi)
Dilimiz sertliği sevmiyor ama bazen mecbur kalıyor. "Fıstıkçı Şahap" kodlamasını ilkokuldan beri biliyoruz. Ama işin mantığı şu: Sert bir sessiz (p, ç, t, k...), yanına gelen yumuşak başlı eki (c, d, g) kendine benzetip sertleştiriyor.
Örnek: Kitap + da = Kitapta. (Kitap kelimesi 'd' sesini tokatlayıp 't' yapıyor).
Sonuç Olarak
Arkadaşlar, ses bilgisi aslında Türkçenin müziğidir. Yüklediğim kaynaklarda (özellikle Banguoğlu'nun kitabında) çok daha derin detaylar var ama temel mantık bu "uyum" ve "kolay söyleyiş" üzerine kurulu.
Bir sonraki yazımda "Yapım Ekleri" konusuna gireceğim, orası biraz daha karışık. Şimdilik bu notlarla idare edin, hepinize vizelerde/finallerde bol şans! Sorunuz olursa aşağıdaki asistanımıza sormayı unutmayın.